Nil Pare'nin Doğum Hikayesi


27 eylül 2013′ te evde yaptığım bir testle öğrendim hamile olduğumu. Sürpriz bir gebelikti benimki.

Oysa yıllardır jinekoloğum ‘overlerin kistik yapıda olduğundan bebek istediğiniz zaman tarih ayarlamamız gerekecek, vücut ısını takip edeceğiz vs. Bil ki kolay bir süreç olmayabilir’ diyordu.

Üstelik rahim duvarımda incelme başlamıştı ve bu durum döllenmiş yumurtanın duvara tutunmasını zorlaştırabilirdi.

28 eylül’de sabah gözümü açar açmaz gittiğim doktorum bana hamileliğimin 7. haftasında olduğumu söyledi. Daha ilk ultrason deneyimimizde kalp atışlarını duyduk.

Bu nasıl bir mucize böyle? Bu kadar zorluğu aşarak girdin hayatıma. Sürprizine bayıldım!!

Hamileliğim genellikle rahat geçti. Sadece 1 hafta sürdü sabah bulantılarım. Her randevuyu iple çekerek bekledim. Her ultrason anında heyecandan ölüyorum sandım. Zaman ilerleyince öğrendim ki bir kızım olacak. Zaten bana göre her annenin bir kızı olmalıydı. Kızım olacak. Benim bir kızım olacak. Her sabah kendime söyleyip, mutlu oldum. 37. haftanın sonuna kadar çalışmaya devam ettim. Sen 37+6 da geldin yanımıza,canım kızım…

Hamileliğimin en başından itibaren normal doğum istedim. Evet benim için zor olanı seçtim ama senin için bunun çok daha iyi olduğunu bildiğimden hiç korkmadım. Sadece normal doğum anında, bebek yola girince, anneden salgılanan bir enzimle bebeğin astım olma ihtimali %50 azalıyor dedi doktor bir arkadaşım. Bu cümle bile yetti senin için doğru olanın normal doğum olduğuna inanmama. Gece 01:00de başladı sancım. 03:00e kadar giderek sıklaşan aralıklarla devam etti. Artık doğum sancımın başladığına emin olduğum an duşa girdim. Saçıma fön çektim, güzelce giyindim. 04:00te hastanedeydik. 06:30da epidural yapıldı. 07:30da sancı odasından doğumhaneye transfer oldum. Yürüyerek doğumhane kapısına geldiğimde kendimi daha güçlü hissettim.

Eşim de benimleydi. Elimi hiç bırakmadı. Benimle nefes aldı, nefes verdi.

Yorulduğum anlarda ‘hadi’ demesi yetti bana. Ve o an…

Senin doğduğunu hissettiğim o an…

Sevgilimin elini sıkı sıkı tuttuğum o an…

Yüzündeki mutluluğu, gözlerinden akan yaşlara eşlik eden heyecanı ‘hep saçlı doğsun istiyordun ya duan kabul oldu nasıl saçlı’ diye mırıldanırken ki ifaden hiçbir zaman zihnimden silinmeyecek sevgilim…

 

 

 

 

 

Göğsüme koydular seni, küçüğüm benim…

Kokunu aldığım an anladım değerini.

Sonra ilk kontrollerin yapılmak üzere aldılar seni.

Doktorum senin başında sana bakıyordu. Elini tuttu, onu bıraktı diğer elini tuttu. Sonra ilk elini tekrar tuttu ve ben anladım bir terslik olduğunu. Noldu dedim ne oldu?

‘Önemli bişey yok, elinde parmaklarında ufak bi sorun var’

………

Sonrası yok bende.

………

Sevgilimin, kocamın gözlerindeki mutluluğun çöküşüne tanık oldum ben.

Mutluluk gözyaşının hüzün dolu yaşlara dönüşmesine tanık oldum…

Dışarı attı kendini. O soğuk doğumhanede kaldım.

Görmek istedim, dünyalar güzeli kızımı tekrar getirdiler yanıma.

Sol eli o minicik sol eli daha da minicikti kızımın.

Parmakları da yapışıktı…

Ağladım. Ne düşüneceğimi bilemeden ağladım.

Neden diye diye ağladım. Bebeğin eşinin doğması, dikişlerin atılması ben o anlarda sadece ağladım. Neden?

Odaya çıktım. Ve güçlendim. Sonrası çok daha zordu. Hayatı boyunca bir masanın üzerinde oluşan minik çiziği bile içine sindiremeyip masayı komple değiştiren bi eşim var benim. 3 günde 10 kilo verdi…

Poland sendromu dediler.

Daha 4 günlük bebektin ekg, akciğer filmi, beyin ultrasonu ve daha bir sürü şey çektirdiğimizde.

Poland değil amniyotik bant dediler.

 

Biraz rahatladım en azından altında yatan başka hastalık yok diye. Amniyotik bant dediler…

Hayır amniyotik bany değil kesinlikle Poland dediler.

Hayır kesinlikle Poland değil dediler.

Aylarca doktor araştırıp alanının önde gelenlerinden randevu ayarlayıp hepsine gittik.

Sonunda içimize sinen bir hekim bulduk ve süreci başlattık. ‘Symbrakydactyly’ yani parmakların yapışık.

Bazıları tamamen yapışık, bazılarının perdeleri daha büyük.

Parmak sayısı tam ama bazı kemiklerin eksik. Altında yatan başka bir hastalık yok. Tamamen izole bir anomali.

%65 hiçbir sebep yokken görülüyor.

Görülme sıklığı 36bin doğumda bir…

Şimdi 6 aylıksın bebeğim. 2 ameliyat oldun.

Parmaklarının yapışıklığı açıldı.

Sol elini %60 kullanabiliyor olacaksın. Sen zaten bununla doğduğun için kendini böyle tanıyacaksın.

Şimdi düşünüyoruz da, boş yere üzülmüşüz. O anın mutluluğunu boş yere yaşayamamışız.

Çok şükür ki sağlığın yerinde.

Çok çok çok şükür ki sen bizimlesin. Çok çok şükür… …

Seni ilk öğrendiğim, ilk hissettiğim, ilk gördüğüm anlarda ben seni hep çok sevdim güzel kızım.

Seninle doğdum, seninle büyüyorum. Beni seçtiğin için, bu sürprizi bize yaptığın için çok çok çok teşekkür ederim.

Ben büyürken elimi hiç bırakma olur mu?

Canım Kızım Nil Pare’ye …

İpek GÜZELDEMİRCİ

İnstagram … @iposhko

Related posts